Ömer Şensoy

Ömer Şensoy

15 Temmuz gecesi yaşadıklarım Ömer Şensoy

15 Temmuz gecesi yaşadıklarım

Sevgili hemsehrilerim sizlere bu ayki yazımda sosyal güvenlikle alakalı değil 15 Temmuz 2016 darbe Girişimi ile ilgili anımı paylaşmak istiyorum.

15 Temmuz 2016’da arkadaşımız Özcan Çetin abinin oğlu Sapanca gölünde boğulmuş tüm aramalara rağmen bulunamamıştı. Arkadaşlarımızla yatsı namazdan sonra Özcan abiye geçmiş olsun ziyaretinde bulunmaya karar verdik.

YATSI NAMAZINDAN SONRA ADAPAZARI’NA GİTTİK

Yatsı namazını Arifiye Merkez Camii’nde kıldıktan sonra saat 22:45 civarında Twitter’da Ankara’da F16’ların alçak uçuş yaptığı ile ilgili bir mesaj gördüm arabama bindim. Özcan abinin evine giderken bir taraftan da sosyal medyadan neler olup olmadığını araştırmaya çalışıyordum sonra Özcan abinin evine gittik.

Özcan abiye geçmiş olsun dedikten sonra arkadaşlarımız Remzi Adıyaman, Ahmet Sandal, Cevat Kabil ve bir kaç kişi daha oturduk. Onlara dedim ki, Ankara’da uçaklar alçak uçuş yapıyor bilginiz var mı onların da olaydan haberi yokmuş daha sonra Ankara’daki arkadaşım Akın’ı arayarak “Akın Ankara’da bir yaramazlık mı var? Uçaklar alçaktan uçuyor” diye sordum.

Oda bir kalkışma olduğunu silah sesleri geldiğini söyledi daha sonra ne yapacağımıza nasıl hareket edeceğimizi arkadaşlarla konuştuk oradan kalkıp eve geldim içim içime sığmıyordu

MESAJ GELDİ: HERKESİ MEYDANLARA DAVET EDİYORUZ

Saat 23:15 civarında tekrar dışarı çıktım arabama binip Adapazarı’na doğru hareket ettim yolda giderken Ak Parti’den mesaj geldi: “Herkesi meydanlara davet ediyoruz”

Demiryolu geçidindeki geçit büfedeki arkadaşım Mehmet Reşat Bal’a uğrayarak “Haydi meydana gidiyoruz” dedim oda “Hacı abi bir dakika bekle kardeşim geliyor, hemen gidiyorum” dedi.

Daha sonra ben Mehmet Reşat ve Erol Kılıç ile beraber Adapazarı meydanına gittik. Bankamatiklerin önünde insanlar kuyruğa girmiş, para çekmeye çocuklarını görünce ya bu saatte ne yapacaklar parayı diye düşünüyordum hiç aklıma gelmemişti darbe oluyor paramızı çekelim diye meydana ulaştığımızda daha meydan yeni yeni insanlar toplanmaya başlamıştı.

Bu arada milletvekili Ayhan Sefer Üstün, elinde bir megafonla valiliği ele geçirdiler orayı kurtarmamız lazım diye anons ediyordu orada buluştuğumuz eski Ak Parti İl Başkan Yardımcısı Nihat Yıldız, ben, Mehmet Reşat Bal, Erol Kılıç ve bir arkadaşla beraber benim arabamla Kaynarca yolu üzerinden Valiliğe doğru yola çıktık. Yolda giderken Suudi Arabistan’dan Suudlu arkadaş beni cep telefonuyla aradı: “Ömer, Türkiye’de ne oluyor” diye sordu. Ben de kendisine ihtilal yapmaya çalıştıklarını fakat sabaha kadar bu işi bastıracağımızı söyledim.

 Oda bana Türkiye’de ihtilal olduğunu ordunun yönetime el koyduğunu söyledi. Ben de kendisine “Bu işi başaramayacaklar ve sabaha kadar bu işin biteceğini” söyledim.

VALİLİĞE GİTTİK

Bu arada kendi kendimize “Reis nerede acaba bir konuşsa da rahatlasak inşallah kendisine bir şey olmamıştır” diye dua ediyorduk. Valiliğe arka yoldan geldiğimiz için çok çabuk ulaşmıştık.

Saat 00:00 sıralarında arabamızı daha sonra burada dolar çıkamayız mantığıyla yunus marketin dibine park ettik. Arabadan iner inmez koşarak valiye doğru gitmeye başladık, bu arada valilikten silah sesleri gelmişti.

Valiliğe avukatların oto parkının yanındaki giriş kapısından girmek için gidiyorduk, yoldaki vatandaşlar asker kapıyı kapattı.

“VATAN HAİNİMİSİNİZ”

Askerler kimseyi içeri sokmuyordu, biz de sürekli askerlerin olduğu yere doğru gitmeye başladık. Bu arada kendimizden geçmiştik ve yoldaki askerlere sert bir tavırla “Sizin ne işiniz var burada, Vatan haini misiniz! Çabuk kışlanıza dönün” diye sanki bir komutan edasıyla bağırdım.

Bu bağırmamın sonucu kapıyı kapatan askerleri aşarak en önde valilik makamına doğru giderken girdiğimiz kapıda askerlerin tekrar içeri giriş çıkışı kapattığını duydum geri dönerek tekrar askerlerle münakaşaya başladık. Toplanan halk ile beraber askerleri ambulansın içine koyduk Ambulansın kapılarını kilitledik. Ambulansı da valiliğin yanına park ettirdik valilik makam kapısına geldim millet valilik kapısını kırmış içeri girmeye çalışıyordu. Bu arada içerideki askerlerde teslim olmuştu.

Sakarya Emniyet Müdürü Osman Babadağı’nı gördüm, sarılıp tebrikleştikten sonra yanındaki yardımcısının “Müdürüm garnizonu ne yapacağız” diye soruyordu.

Ben araya girip “Sayın müdürüm garnizonda bir sıkıntı varsa bu halkı o tarafa doğru yönlendirelim” dedim. O da gerekli tedbirlerin alındığı etrafının sarılı olduğunu söyledi.

Bu Arada Ali İnci, Valiliğin yanında bir aracın üstüne çıkmış bayrak sallıyordu daha vali bey makamına gelmemişti.

SAKARYALILARIN DARBEYE NASIL DİRENDİĞİNİ GÖRDÜM

Yalnız Sakarya insanının, sarhoşuyla hocasıyla her milletten insanıyla birlik ve beraberlik içinde darbeye karşı nasıl direndiğini gördüm ve bu insanlarla Türkiye’ye Allah’ın izle ile hiçbir şey olmayacağı kanaatine vardık.

Mehmet Reşat Bal’a “Burada işlem tamam haydi meydana dönelim” dedim ve meydana döndük.  Dönerken Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu’nu televizyonda canlı yayındaydı darbecilerin moralini çökertir mantığı ile Mehmet Reşat Bal’ın telefonundan Sofuoğlu’ma “Sakarya’da darbe bastırıldı” diye mesaj attık. Saat 01:30 gibiydi, Demokrasi Meydanı’na indik. Saat 03:30’a kadar burada durduk. Türkiye genelinde olan olayları dinlemeye çalıştık daha sonra saat 04:30 civarı ben eve geldim.

Sabah ezanına kadar televizyonun başında Türkiye’nin genelindeki olayları izledim. Cumartesi günü Sakarya’da sanki hiçbir şey olmamış gibi hayat devam ediyordu.

FETÖ’DEN AÇIĞA ALINMIŞTIM

Sabah işimize, akşam Demokrasi Meydanı’na nöbete gitmeye devam ediyordum. Sosyal Güvenlik Kurumu’nda çalıştık, yurt dışı servisi çok yoğun servis olduğundan gelen giden bitmiyordu.  Bir sabah işe gittiğimde bilgisayarımı açtım. Şifremi girmeye çalıştım fakat açılmadı, yanlış girdim düşüncesi ile gelenleri diğer arkadaşa yönlendirdim. Tekrar girmeye çalıştığımızda şifreniz askıya alınmıştır, yöneticiniz ile görüşün diye mesaj yazıyordu. İdare ile görüştüğümde FETÖ’den açığa alındığımı öğrendim. O an hiç küfürlü konuşmayan ben, o anda bunu yapanlara küfür etmiştim.

Bu açıklamaya sadece ben değil, tüm kurum şaşırmıştı. Tevekkel-tü Allah deyip eve geldim. Evde aileme FETÖ’den açığa alındığımı söyledim, herkes şoka girdi. Benim gibi milli nizam milli selamet Refat Partisi, Fazilet Partisi, Ak Parti çizginden gelen beni, hiç aklıma gelmeyecek şekilde açığa almışlardı. Sonrası mı… Onu da haftaya yazarım inşallah.

Bu makale toplam 822 kez görüntülendi!.

Dikkat! YASAL UYARI: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Yorumcu'ya aittir.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Yalancılardan Koru Ya Rab4 Eylül 2018, Salı - 09.48

Ne demiş Eyvallah rumuzlu kardeşim ? Ben bütün gece beraberdim Sayın Başkanımızla sabaha kadarda meydanda idik...

kim ne dedi10 Ağustos 2018, Cuma - 01.03

sayın belediye başkanımız kim? ve ne dedi? yazarlara gerek yok bilen doğruları yazsın be kardeşim.

TAYFUN ÖZER18 Temmuz 2018, Çarşamba - 11.27

İŞİN GARİP TARAFI, SENİN GEÇMİŞTEN BERİ POLİTİK ÇİZGİN NET OLMASINA BAZILARI MENFAATÇİLER GİBİ FIRILDAK OLMADIĞIN BİLİNMESİNE RAĞMEN, BU SUÇLAMAYI HAKETMEK BİR YANA İNSANLARA GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ YARDIMSEVERLİK NETİCESİ TERFİ BEKLİYORDUM. ŞARTLAR NE OLURSA OLSUN SİZ VE SİZİN GİBİLERİ KARALAMAYA ÇALIŞANLARI ALENEN K I N I Y O R U M.

Özgürlük17 Temmuz 2018, Salı - 19.56

Napalım abicim vercez karşımı cıkacaz

Eyvallah17 Temmuz 2018, Salı - 13.55

Sayin belesiye baskanimizin o gece söylediklerini de yazacak cesaretli bir yazar var mı ?

Yazarlar