Hasan Hüseyin Kesmen

Hasan Hüseyin Kesmen

İTİKÂF UNUTULAN SÜNNETTİR Hasan Hüseyin Kesmen

İTİKÂF UNUTULAN SÜNNETTİR

Besmele, hamdele ve salatü selamdan sonra;

Allah (cc) şu kâinatı A’dan Z’ye kadar her şeyi bir nizam ve kural üzere yaratıp, zerre den küreye kadar bütün mahlûkatının yiyecek giyecek ve barınağını yere ve zamana göre tanzim etmiştir.

Mahlûkatını en şereflisi olarak da Kuran-ı Kerimde beyan ettiği üzere insanı yarattı. Diğer mahlûkata verdiği vazifelerin dışında, her bir yaratılan canlı ve cansız mahlûkat insana hizmet ettiğinden “Ne kadar nimet o kadar hizmet” kaidesince insana özel vazifeler de yüklemiştir.

Bu maddi ve manevi yüklerin ağırlığı dışında, insan içindeki hırs sebebi ile dünya da hiç ölmeyecekmiş gibi çalışması ve modern hayatın getirmiş olduğu ekstra yüklerle stres ve bunalım o insanın arkadaşı oldu.

RAMAZAN’IN SON ON GÜNÜ

Bu sıkıntı ve stresten kurtulmanın yolu Allaha (cc) iyi bir kul Peygamberine (sav) iyi bir ümmet olmakta geçer. İşte Ramazan-ı Şerif ayı bu iş için biçilmiş kaftan ilk on günü rahmet o geçti. İkinci on günü mağfiret o da geçti. Şimdi son on günü ki, cehennem azabından kurtuluş bu önümüzde.

Son on günde Peygamberimiz (sav) ne yapardı? Mescidinde itikâfa girerdi. Bizler de Ramazan-ı Şerif ayında yaşatılması gereken sünnetleri ve hususi olarak Peygamber Efendimizin terk etmediği sünnetlerinden birisi olan itikâfı yaşatmamız gerekir.  

Peki, İtikâf nedir? Kısaca, kişi kendini mescide veya camide hapsetmesi orada on gün ibadet ve taat ile meşgul olması diye tarif edebiliriz.

İTİKÂFIN KAZANDIRDIKLARI

İtikâf bizlere başlı başına bir ibadet olan “mescitte bekleme” sünnetine alıştırır. İtikâf ile camide geçirilen her bir vakit çok büyük değer kazanır. İtikâf bizlere ibadet ve kulluğu daha derinlemesine idrak etme imkânı sunar.

“Kadir Gecesini (Ramazanın) son on günü arayın” Hadisi Şerifi gereğince Kadir Gecesini idrak etme imkânımız yüksek olur. Günlük malayani (boş söz) alışkanlıklardan ve kötü arkadaşlardan uzaklaşmakla, emin olunan bir on gün yaşamış oluruz.

Ramazan ayında başladığımız Kur’an-ı Kerim’i hatmetme imkânına sahip oluruz. Peygamberimizin (sav) sürekli bir şekilde tavsiye ettiği gece namazına alışmak için eşsiz bir fırsat yakalamış oluruz.

İtikâf ibadeti ile malayaniden uzak bir ortamda, ölümü, ahireti tefekkür ederek geçmiş dönemin muhasebesini, gelecek dönemin planlamasını yapmamıza da vesile olmuş olabilir.

Peygamber Efendimiz(sav) Medine'de hicretin ikinci yılında ramazan orucunun farz kılınmasından itibaren ömrünün sonuna kadar her ramazan ayının son on gününde itikâfa girmiştir. Hatta vefat edeceği sene yirmi gün itikâfa girmiştir.

Nitekim Hz. Aişe validemiz Peygamber Efendimizin (sav) itikâfa girmesiyle ilgili şöyle demiştir:

Hz. Peygamber vefat edinceye kadar Ramazanın son on gününde itikâfa girer ve şöyle derdi: “Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayınız!” Hz. Peygamberden (sav) sonra zevceleri de itikâfa girmiştir.

Tâbiînin Büyüklerinden İbn Şihab Ez Zühri

İtikâf amellerin en şereflisidir. Çünkü itikâfa giren kimse geçici bir zaman için de olsa dünya meşgalelerinden uzaklaşır, kendini tamamen Allah'a (cc) verir, Oruçlu olur. Mescidde namazı beklemekte olduğu için daima namaz kılıyormuş gibi sevap alır. Vaktini ibadet ve taatla, Allah'ı zikrederek, Kur'an-ı Kerim okuyarak ve benzeri faydalı şeylerle geçirir. Lüzumsuz, dünya ve ahireti için faydasız şeylerden uzak durur. diye söyledi

İmamı Azamın Talebesi Ata bin Ebi Rebah

"İtikâfa giren, büyük bir kimsenin kapısına bir ihtiyaç için defalarca gelip duran kimse gibidir. İtikâfa giren kimse (lisan-ı haliyle Rabbim) beni bağışlayıncaya kadar buradan ayrılmayacağım." der. diye söyledi.

SON OLARAK

Bu büyük nimetten faydalanmak için şeytanın bizi kendisiyle aldattığı mazeretlerden kaçınmak ve içinde, bin geceden daha hayırlı olan Kadir gecesini arayacağımız bu günlerden istifade etmek gerekir.

İş durumu müsait olmayan kardeşlerimizin en azından hafta sonlarını veya izinlerinden kullanarak bu günlerini itikâfta geçirerek değerlendirmeleri gerekir. İşlerini karşılıklı olarak birbirlerine emanet edebilen kardeşlerimizin hayırda nöbetleşerek itikâfa girmeye gayret göstermelerini tavsiye ediyoruz.

KADİR GECESİNİ İDRAK ETMEK

Başında cennetin kapılarını sonuna dek açıp cehennem kapılarını kapayan Rabbimiz, sonuna Kadir gecesi gibi bir Rabbani hediye yerleştirerek gerek Ramazan'ın hayrını idrak edemeyen gerek de tüm senede şeytanın ve nefsinin esiri olmuş kullara arınma ve bağışlanma imkânı sunmuştur.

İtikâf ve Kadir gecesi birbirinden ayrılmayan, iç içe geçmiş bir bütünün iki parçasıdır. Rasulullah (sav) Ramazan'ın son on gününde itikâfa girer ve bu gecelerde Kadir gecesini idrak etmeye gayret ederdi. Ashabına ve ümmetine de Kadir gecesini böyle aramalarını da tavsiye etti.

Bu gece, ihya edildiği zaman bin aydan, bir ömürden daha hayırlı bir gece. Bu gece, Yüce Rabbimizin inayetiyle meleklerin, Cebrail (as) yeryüzüne indiği bir gece. Bu gece Kur’an-ı Kerimin doğum günü. Bu gece, Kur’an-ı Kerim’in gönlümüze, dünyamıza, âleme doğduğu bir gece. Bu gece, Rahmet-i İlahiye tecelli etti. Bu gecede Âlemlere rahmet olarak gönderilene Hz. Muhammed Mustafa’ya (sav)  Peygamberlik vazifesi verildi. Bu geceye, Allah (cc) Kadir Gecesi dedi. Bu gece, Kur’an gecesi. Bu gece, bağışlanma gecesi. Bu gece, bir ömre bedel ibadetlerle Rabbimize yönelme gecesi.

Bu gece, Yüce Allah’ın kullarına ikramının bol olduğu, günahkâr olanların affa uğrayabilecekleri, hatalarından kurtulmak isteyenlerin bu hatalarını affettirebilecekleri bir zaman dilimi olan mübarek kadir gecesidir.

 Bu gece, Ramazan ayının gönüllerimize serpmiş olduğu ferahlığın doruğa çıkmaya başladığı bir gecedir.

Bu gece, feyizli, bereketli, bin aydan daha hayırlı bir gecedir.

Hz.Aişe (ra) annemiz şöyle buyurmuştur:

"Rasulullah vefat edinceye kadar Ramazan'ın son on gününde itikâfa girer ve derdi ki: 'Kadir gecesini Ramazan'ın son on gününde arayın.' Rasulullah ‘tan (sav) sonra zevceleri de itikâfa girdiler."

MÜSLÜMANLARIN İKİ BAYRAMI

Müslümanların iki büyük bayramından biridir. Ramazan ayında tutulan bir aylık orucun bitiminde Şevval ayının ilk günü Müslümanların bayram günüdür

Rasulullah (sav) Medine'ye hicret ettiği zaman Medinelilerin eğlenip neşelendiği iki bayramları vardı. Hz. Peygamber Medinelilere özgü olan, cahiliye izleri taşıyan bu bayramların yerine bütün Müslümanların sevinip eğleneceği İslâm'ın iki bayramını onlara haber verdi: "Allahu Teâlâ size, kutladığınız bu iki bayramın yerine, daha hayırlısını, Ramazan bayramı ile Kurban bayramını hediye etti" buyurdu.

TEKBİR GETİRMEK

Bayram namazına gitmeden önce yeni veya temiz ve güzel elbiselerini giymeli,  hurma vs ağzını tatlandırmalıdır. Enes bin malik (ra) rivayet edilmiştir ki, Rasulullah (sav) vitir sayısında hurma yemeden Ramazan bayramına çıkmazdı. 

Evden çıkarken camiye gelinceye kadar tekbir getirmek.(kendi duyacağın şekilde)

Bayram namazından sonra mümkünse ilk önce anne babamız, hocamız daha sonra yakın akrabalarımız ve komşularımızla bayramlaşmalıyız.

Komşularımızdan da yaşlıların, kimsesizlerin yetim ve dul olanlara öncelik verip, gönüllerini almalı onları hoşnut ederek dualarına mazhar olmalıyız.

Küçükleri de unutmamalı onlara hediyelerle gönüllerin almalı, bayram olduğunu hissettirmeliyiz.

ALTI GÜN ORUCU

Ramazandan sonra gelen ay Şevval ayıdır ki, bu ayda Peygamberimiz (sav) altı gün oruç tutarlardı.

Bu hatırlatmadan sonra; Türkiye dışında zulme maruz kalmış, düşman işgali altındaki Müslümanların, biran evvel zulümden ve işgalden kurtulmaları için dua edelim. Bizler nasıl vatanımızda hür bir şekilde bayramımızı kutluyorsak o kardeşlerimize de rabbimizden niyaz edelim.

Ramazan bayramımız İslam âleminin kurtuluşuna vesile olması dileği ile bayramımız kutlu olsun. Kalın sağlıcakla. Allah’a (cc) Emanet Olunuz. 

 

Bu makale toplam 781 kez görüntülendi!.

Dikkat! YASAL UYARI: Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Yorumcu'ya aittir.

Yorum Ekle

Adınız / Rumuz

Yorumunuz

Yorumlar

Arifiyeli10 Haziran 2018, Pazar - 21.43

Allah ragzi olsun hocam

Mikail kahraman10 Haziran 2018, Pazar - 16.16

Amin Allah sizden razı olsun

Kamil karim10 Haziran 2018, Pazar - 15.40

Allah razı olsun hocam

Etem kama10 Haziran 2018, Pazar - 12.33

Hocan Allah razı olsun

AHMED CABAK10 Haziran 2018, Pazar - 09.45

Allah razi olsun Sayin Hocam Rabbim Hizmetlerinizi Kabul etsin

Arifane7 Haziran 2018, Perşembe - 11.38

Hocam eline sağlık gerçekten bilmiyorduk.

Yarbay6 Haziran 2018, Çarşamba - 15.56

Emegine saglik hocam

Kalaycı genclik6 Haziran 2018, Çarşamba - 15.07

Allah razı olsun hocam

Yazarlar